http://img199.imageshack.us/img199/6923/bannerbyswordfish9111.jpg
İnandığım MasaLLar - Blogcu


İnandığım MasaLLar

3/7/2009 - Eksik Yanım

Kategori: Denemelerim


Radyoyu açtim ve yorganı çektim beni üzen tüm isimlerin üzerine,
Yağmur yağsın istiyorum sadece,
çokta yıldızlı olmayan bir gökyüzüne doğru uzayacak olsada boyum,
yağsın ve alıp götürsün tüm hüzün tariflerimi

O'na/zamana/yazılmış çizilmiş ve silinmiş hayatlara dair biriktirdiğim sayfalar gözlerimin önünde,
ne çok yazıp ne az yaşamışım;yada ne çok zamanını çalmışım yaşamın,yazmak için...

Dün çok kötü bir gündü diyorum kendi kendime,bugün ondan da kötü,
paramparça parçalarımı toparlamaya çalışıyorum işte...
Farkındayım ellerim ne kadar da soğuk;oysa yüreğim,yüreğim yarınlarımdan da sıcak,
yinede kendimi çok bitkin hissediyorum bu mevsim,acelesiz adımlara vurduğum tüm yollar yoruyor beni ve ben yalnız yürümekten nefret ediyorum.

İnsan niçin yapıyor ki bunu kendine?

Sokağın sonuna oturmuş,hayatımın tamda ortalarına düşen bir meridyende bana huzurla el sallayan gelecekten/gördüklerimden ve göreceklerimden  korkuyorum.
Oysa kapıları/perdeleri açıp açmamak arası tereddütlerim çok eskilerde...

Yosunları kıyıya vurmuş yine kalbimin;yağmur damlamış penceremden,
bildik ilk yaz yağmurlarını sipariş etmiştim az önce;saatlerce ağlasam kimse anlamaz şimdi,
yüzümü okşuyor damlalar
ve hiç bir bulut uzaklaştırmıyor beni burdan.

'Yağmurlar da toprağa ayrılığı unutturamıyorlar artık,toprak cebinde taşıyor yalnızlığını ve her yağmur yağdığında avuçlarıma bırakıp gidiyor başka bir kente.

Gerçek olmasından korktuğum ne çok şey var bu cümlede...

Ah...
Ne çok gerçek var kalp atışlarımı dahi kasırga sandığım bu yerde.

Nerde kaldı çocuk yanım,hayallerim,elma şekerim,kıpırtılarım,sabahın erken saatlerinde burnuma gelen sıcak ekmek kokusundan eser yok şimdi.
Mutsuz olmaktan korktukça,bir bir eksiliyor ömrümden aydınlık gülümseyen insanlar.

Hep mi güzel olur gidenler?
Hep mi sevilir uzağınıza düşenler?

Eksilmeye alışamamanın o ağır yükü omuzlarımda,bildiğim hiç bir masalda o'nu hediye etmiyor periler.
Bembeyaz olmayan yirmili yaşlarım/soyunma dolabım;kıyıp yakamadığım hüzünlerim/yaktığım günlüklerim,izini taşıyan herşeyi adından düştüm şimdi.Yağmur durdu.

Bulutları gözlerinde taşıyanların toprak kokusu hiç eksik olmaz diye ödünç aldım birkaç tanesini gökyüzünden.

Boyumu aşan buğulu camlara belli/belirsiz yüzler çizmekle meşgulüm.
Huzursuzluğum "nereye gidiyorsun?" demekten çekindiğim bir kalbin üzüntüsünü yaşamış olmamdan belki...

Çünkü şahit olduğum hiç bir sızıya benzemiyor kanatlanıp başka yerlere konmaya hazır yüreklerin sızısı.
Çünkü ayrılık kimseye yolüzere olanlara dokunduğu gibi dokunmuyor.

Çünkü kimse yalnızlığı,yüreğini ardında bırakanlar gibi yaşamıyor...

Esra Şen
Şehrengiz Dergisi
Temmuz.2oo9
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/6/2009 - 79...

Kategori: Denemelerim



79'lu değilim...
Bilemem belki ne Mevdudi'yi  ne de  İran devrimini o tarihin buğulu camından.../
Ama bilirim ki çoktandır kendinden çalar zaman,
akrebin kıskacına alıştı,aldırmaz artık yelkovan ,
kan kaybeder ruhum,
tüm zamanların yükü omzumda olan

...
..
.

79'lusunuz...
Yani şu televizyonla ilk tanışması,
İsrail askerlerinin o iri kıyım kolları arasında başları,
kolları taşlarla ezilen Filistinli gençleri gösteren karelerden ibaret olan...

79'lusunuz...
Yani şu İran devrimiyle yaşıt...
Yani şu Mevdudi'lere,Şeriati'lere,Benna'lara,Dudayev'lere,Begoviç'lere,kısaca bize umudun sadece hayallerden ibaret olmadığını aşılayanlara hayran kuşaktan...

79'lusunuz...
Yani şu bilinçlenme yıllarını "91 de ABD'nin neden Irak'a saldırdığını,ve aynı ülkenin Bosna için neden kılını kıpırdatmadığını" anlamlandırmayla meşgul eden kuşaktan...

79'lusunuz...
Her ucubeyi yaşayacak kadar büyük,
hepsinden ders alacak kadar olgun,
bazen bıçaklarını bileyip,
bazen zeytin dalı stoklamakla,
resmi tarihle gerçek tarih arasında bi "bağ" aramakla ömrü geçen kuşaktan...

-Tüm 79'lulara  Wink -


-Esra Şen-
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/6/2009 - Adı Hüzün Olsun

Kategori: Denemelerim
"Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Yüreğimdeki dostluğun,
Adı hüzün olsun..."



Durgun yüreğime bir med-cezir daha...
Hangi hatıraya yeniden bakışın heyecanıysa bu,dalgalandırı verdi gönül deryasındaki dalgalarımı yine...
Köz düşürdü sonra tekrar be tekrar kavrulan yüreğe...
Bunca gözyaşına ve bu ağır med-cezire rağmen hâlâ yanmak ister bu nâr,

Hâlâ yandırmak ister, firkât yokmuş gibi...

Hayata attığımız çelmeleri;
yada hayatın bize attığı çelmeleri,bir başka yere bekliyordum ben..
Satırlarımdan daha somut bir başka yere..

Yada ruhunu soyunan çokluğunuzu atıp gitmek için başka bir tanıdık yere kurmuştum düşlerimi..

Açmıştım yüreğimi..
Çağırmıştım..' hadi gir içeri..'

Ama bir yanı hep eylüldü dostluğunun..Hep onu gösterirdi hüznün harmaniyesi..
Tüm mevsimleri gezecek fakat yine orda olmak isteyecekti..Bir eylül yarasında, sevincin yarısında..

Ve biz satırlarda kaybedecektik hasretin tiz sesini..
Şimdi dostluğa dair içimden geçen..
Bir uzak ülke,bir dertli yanış,bir iç çekiş,buhranlı bir özlem..
kanıma giren hasretin..
sen..
yine de sen..
illede sen..


-Hasretine hüzün giydiren biricik dosta...-

-Esra Şen-
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/6/2009 - Aşina Hüzünler

Kategori: Şiirlerim


kalbim
ya gömleği değiştir;ya beklentilerini
ya özgürlüklerini/ya yollarını;
yada geri dön kaldırımların ince çizgilerine basmadan...

ki bilirim hüznünü...
sahi,
"sahi sen nereye gidiyorsun?"
diyememenin hüznünü,
asfalttaki yaprak gibi akan suya dalıp giderken sevdiklerim.
el sallamanın,
ardımdaki el sallayacakların buruk yanını heybemde taşımanın.

"dışarı çık" der hayat;"
"kabuğunu kır;"
o kadar kolay mı yaşanmışlıkları sıkıştırmak bavula?
bilirim,
yaşadım çünkü...
yaşadım asfalta düşen yağmur taneleri arasında,
eller ceplerde,
ben bu hüznü.

-Esra Şen-
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/6/2009 - Kamp Ateşi (:

Kategori: Günlüklerim(:
Resim



12.Haziran.2oo9
Sakarya

Dostlukları seviyorum/dostlarımı seviyorum/dostlarımla zaman geçirmeye ise bayılıyorum.

Hayatın güzel olduğunu hep onlar hatırlatıyorlar bana çünkü.
Sevmek kırmızı kutularda saklanan nadide bir mücevher gibi,dokunduğu herşeyi güzelleştiriyor.
Ömrümü güzelleştiriyor..

Buz gibi bi havada nemli bi battaniye üzerinde ısınmamış bi su ile yapılan kahveyi içmek ancak bu kadar ve ancak sevgi ile zevkli olabilirdi.Üstelik yaktığımız ateş bize buram buram karbondioksit olarak dönerken ciğerlerimize mayınlar döşüyorduk.
Kimseyi rahatsız etmeyelim diye küçük harflerle konuşma sözü verdik önce.Ama o ortamda ki en sessiz kahkaha bile karşı dağa çarpıp hocaların odasında yankılanıyordu Resim onların tabiriyle "korkunç gecelere" sebebiyet versekte Resim biz bunun adımı mutluluk koymuştuk.

9 Haziran sabahı ömrümün ilk kamp gününe uyandım.
Yola düşmek,ardımdaki tüm yolları ömrümden düşmekti o gün..
Kamp yerine vardığımızda yaklaşık 40 kişiydik ve güneş tüm yatacak yer sıkıntısına Resim otlar arasında görmeye alışık olmadığımız haşerelerin korkusuna Resim inat ışıl ışıldı.

Bense önümüzdeki günlerde kene'nin o kadarda korkulacak bir hayvan olmadığını Resim (fındık toplayanlar ortalama hergün bir kene çıkarıyorlarmış vücutlarındanResimResim)
kırk kişiye yemek hazırlarken "ettehiyyatü" okumanın (en azından manevi) bereketi artıracağını Resim
cacık güzel olsun diye salatalıkları doğrayayım mi,rendeleyeyim misorusunda doğrayayım cevabını seçme zamanının kamp yeri olmadığınıbunun evde denenmesi gerektiğini Resim (zira doğrarken kanser olunabiliyorResim)
kıbleyi en kesin yoldan öğrenmek için yanımda muhakkak pusula taşımam gerektiğini Resim (hocalardan gelen rivayetlere göre değişen kıblemiz hergün başka yöne doğruydu da Resim)
acemiler yemek dağıtırken en sona kaldığında hep daha fazla yemek alabilineceğiniResim (çünkü başta korkup az dağıtıyorlar sonra çok artıyor Resim)
nişanlıysan ve kampa gidiyorsan asla avea kullanmıyacağınıResim (nişanlı bi arkadaşımız çekmeyen telefonu nedeniyle 4 gün boyunca "zaten telefonuda çekmiyo yazıııık" muamelesi gördü Resim )
yardımlaşmanın hazzını,
muhabbetin tadını,
her çiçeğin güzel kokmadığını ve bazılarının burnunuzu sarartabildiğini Resim
Cemal Süreyya'nın 'hüznün kuşlarını' niçin canı ile beslediğini
Edip Cansever'in neden mutlulukları gezintiye çıkardığını
Turgut Uyar'ın bildiği o gizli şeyin ne olduğunu öğreneceğimi bilmiyordum bile..

Her gün "hani kamp soğuk olacaktı o kadar kıyafet getirdik" diyehomurdanıp her akşam üşüyen bizler hakikatende çok az şey biliyorduk aslında Resim

Kamp boyunca çok şeye güldüm/çok şeye hüzünlendim çok hikaye biriktirdim heybemde ama anlatmak bana göre daha çok hayal gücümün eseri."Yaşanarak anlatılır mı?" diye sormuştu bi keresinde bi yazar bana kitabının aynı adlı satırında..
Gitmediğin,görmediğin,duymadığın şeyler daha kolay anlatılıyor sanırım.Bü yüzden günlüklerim hep hayalperest yanlarımı törpülüyor ve bu yüzden ruhunu ruhumda hissettiğim dostlarım 'gitmediğim yerler' oluyor...
Yinede anlatmak lazım tabii.
Not düşmek lazım hayata,güzel olsun diye bi çaba vermeden.Çünkü güzel bi anı'nızın olması,güzel bir yazınızın olmasından daha önemlidir.

Kamp'ın son gecesi müthiş özel bir geceydi.
Her akşam öğrenci ve hocalardan kaçak (ki bu grup stajyerler grubu oluyorResim) abur cubur yiyip kahve içerek muhabbette dip yapan bizler son gece halka karıştıkResim yani diğer öğrencilereResimçünkü son gece münasabeti ile 4 gün boyunca toplu bir hatim indirelim son günde duasını yapalım dediğimiz hatimin duası vardı.(kitap okumasaatlerini kaynatanResim bu sebeple doğru dürüst kitap ve cüzümü okuyamamama neden olanResimsonrada yetiştireyim diye yardım eden arkadaşlarıma burdan selam ederimResim)Dua'dan sonra arkadaşlar spontone skeçleri ile bizi gülmekle ölmek arasında medcezirlerde bıraktılarResim Ömrümde gördüğüm en güzel amatör doğaçlamalardıResimgülmekten kırıldım yaaahResim
Önceki günler ise toplu eylemler yine çok eğlenceli geçti mesela bu kadar kalabalık bi grupla "tabu" oynamanın keyfi bi başkaymışResim yada duvara yansıttığımız "son samuray" filmini izlerken Tom Crus'un başına ikide bir kelebek konması süper bişeymişResim (malum kamptayızResim)Arkadaşımızın gelip "bu gün kıble baz istasyonuna doğru dönmüş" demesine tam gülerken diğer arkadaşın "niye kabe'nin nesi vardı" Resim
demesi bizi yerlere yatırabiliyormuşResimher namaz vakti banyonun kapısındaki abdest kuyruğuResimçileden çıkarabiliyor,1.benim 2. benim 3. benim uygulamasına geçmek trafiği azaltıyormuşResim(çünkü herkes oturduğu yerde bekliyor o zamanResim)Sırtımıza battaniyeleri alıp çatıda salep içme hayalimizi gerçekleştiremesekte gece titreye titreye ateşın başında ezgiler/türküler eşliğinde kahve içmek,arada tıkırtıdan ürküp içeri kaçma telaşına giren arkadaşları fırçalayıp tekrar yerine oturtturmakResim hayellerimizin her zaman en güzeli yansıtmadığını,Allah'ın çok daha üstün vergileri olduğunu gösterebiliyormuş.

Subhanallah..Müthiş günlerdi diye hatırlayacağım bu zamanlar ömrüme bolca serpiştirilmiştir dilerim.
Ezdiğim otlar,gezdiğim yollar hala izlerimi taşıyor.

Artık toparlanıp valizleri aşağıya indirdiğimiz dakikalarde arkadaşımın objektifine verdiğimiz pozları ise merakla bekliyorum.Resim
Atlarken/düşerken/otların arasından kafalarımızı çıkartırken/sallanırken/canlanırken/daltonlar misali boy sırasına dizilmişkenResim/40 kişi balıkistifi gibi kadraja sığmaya çalışırkenResim/arkadaşımın en ciddi pozlarından birinde,uyuzluk yapıp arkasından ikikulak klasiğini yaparkenResim/ama zafer işareti diye şeyyaptımResimdiye kıvırırkenResim nasıl çıktık kim bilir...

"Surlarımızı biraz daha genişletmeliyiz" diyor Cemal Şakar, Esenlik Zamanları'nda çokta haklı aslında.
Koskoca bir muhabbetin coşkusunu tüm karmaşasıyla zıp zıp zıplayan bi kalbe sokmaya çalışmak,surlarımızı kalınlaştırarak olamaz asla onu anladım.

4 gün boyunca hissettiklerimden/yaşadıklarımdan tek bir cümle asacak olursam baş ucuma şunu yazardım...

"Camdan bir kalp taşımak yalnızca çabucak kırılmayı ifade etmiyor,içi dışı bir olmayıda öğretir bize,bu yüzden kalbimizle dostumuz arasındaki tüm surları kaldırmalıyız..."

-Esra Şen-
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/6/2009 - Tek Solukta

Kategori: Şiirlerim



bir köşesinde kalsın aklının..
anlatacak bişeylerin olduğunda..
yada biraz hayalperestlik dinleyecek kadar sabrın..
yani bir çocuğun elma şekerinden aldığı hazzı paylaşmaya ihtiyacın olduğunda işte!!..
ve moral alışverişinin en buğulu saatinde..
rüyaların arefesinde..
dalgalanan hülyaların eşiğinde..
çarpıp kapıyı yolculuklara kurduğunda saatini..
rüzgarı beklediğinde..
isyanlardaysa yüreğin..
ıslanıyorsa o güzel gözlerin belli belirsiz..
rengi kızıla çalıyorsa yüzünün..
perdeler çekiliyse..
kapılar kapalı..
telefonlar ulaşılmaz..
gün doğmuyorsa yatağının kenarından..
tek olduğunu düşünüyorsan karanlık dünyanın dehlizlerinde..
...
..
burdayım can!...
beklerim...

-Esra Şen-
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

4/6/2009 - Sevmekten Usanmam...

Kategori: Şiirlerim




dudaklarımdan dökülen ilk kelime;
senin adın olmalı..
son noktayı sende koymalıyım..
umuda açılan kapının/
kalbimin tek göz odasının;anahtarı sende kalmalı..
gözlerim tek sana dolmalı;
yüreğimi bir sana açabilmeliyim..
usulca sen dokunmalısın senin için çarpan bu yüreğe;
güneşle gelen her güne,
senin sesinle başlamalıyım..
kokun olmalı her çiçekten daha tatlı;
güzelliğin olmalı;
daha öte/daha duru/daha farklı..
seni görebilmeliyim,her nefes alışımda,
daima bana bakmalı o renksiz gözlerin;
benim için atmalı yüreğin..
ve benim yüreğim;
durmalı,seni anmadığımda

..

devrik cümlelerimin/
duygularımın/
ruhumun olgun yanı....
bırakmak bu kadar kolay olmamalı be can;
içinde olduğun sandalın küreklerini..
ya rüzgar yoksa!
ya pusulan bozuk;
yelkenler paramparçaysa..
eller küreklerde;
umut yürekte;
gözler ufukta;
doğacak gün şafakta hoş durmakta..
bilesin..
yinede sen bilirsin..

-Esra Şen-


(Dipnot: Bu şiiri oldukça eski bir zamanda bozuk bi mikrofonda bi seslendirilmişti  Cheesy
İdareten duymak isterseniz,
Tık Tık
http://uploading.com/files/NMFD4M3F/esra.wav.html)
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2009 - Etiketsiz Hüzünler

Kategori: Denemelerim
etiketsiz bir hüzün;belli/
belirsiz durgunluk var üzerimde
ve yüreğimde buruk bir acı...
sebepsiz!
ara ara gülümseyişim,
kendimi kandırmamdan.../



Resim

Yüreğinin atmaya devam ettiğini farketmek,
Ve hala her gün saydığın kaldırım taşlarını çiğnemek gibi ,
Her geçişte bakmayı ihmal etmediğin o pencereyi tekrar sanki karşında görmek gibi ,

Uzun zamandır hep taşıdığın bir hasretin birden bire sürpriz yaparak karşına çıkması ile alt üst olması gibi;herşey zihnimde dolaştı...

Zaman,gitmelerin bazen kalmak içinde olabileceğini öğretiyormuş insana,

Ben en çok dik durduğumu sanmıştım oysa/
En çok hak tanıdığımı/direndiğimi/dayandığımı/zamana bıraktığımı...
En çok herşeye rağmen "biz" dediğimiz şeyi korumaya çalıştığımı sanmışım..


Şimdi ise kızıgınım ben,ona,buna,şuna/herşeye/herkese..

Sayfalarca yazmak istiyorum,saatlerce susmak...
Koşmak/koşmak/koşmak,nefesim kesilene kadar koşmak.../

Zaman ve mekan kavramını/arkamızda kalanları/yeni şeyler uğruna eskittiklerimizi/tekrar sormadıklarımızı farketmek yeniden...
Ve unutmak unutulması gerekenleri/

Sorsan, bir şimşekle gecenin karanlığının bir anlık dağılması gibi birbiri ardına sıralanır hatıralar...

En güzelinden başlanır hemde..
İlk gülüşten/heycandan/huzurdan/kalbın göğüs kafesinde duramayışından...
Sorsan, anlatmaya sevmekten başlanır işte..

Ama yetmiyor...
Can candan parçalar ayırdığı vakit hatıraları sıralamak "yetmiyor"
Eksilmeye/yüzüne aynı gözlerle bakmaya/sustuğunda dahi onu anlamaya/ yetmiyor...
Ölümü özlüyorsun / zamanlı-zamansız...
Çünkü samimi,gerçek bi o kalıyor

Kapıyı çarpıp hayatın yüzüne hep sığındığından kaçıyorsun bu defa..
Kapıyı çarpıp sığınaksız olmaya kaçıyorsun..
Seni koruyan elden/üstünü örten elden/ateşini ölçen elden.../

Yetermi tüm bunlar demiştim kendime?
Tüm bunlar kendindende kaçmaya da yeter mi?

Ve aslında gidiyorum demekle/kaçmakla bitmiyor çok şey onu anladım...

Her gidiş bir kalışmış,
aynı metro durağında son kez el sallanışları hiç görmemişim aslında,
ve aslında ben o gün hiç veda niyetiyle çıkmamışım yola...


zihnimde hala taptaze gülüşler,

yanımda oturan bayanın elindeki meyveler hala çürümemiş mesela...
ve arkada oturan çocuk da hiç büyümemiş...
bunu maalesef bugün farkediyorum...

...

afedersiniz...
"farkedemediğim hepiniz..."


-Esra Şen-
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2009 - Sakarya'da Bu Mevsim (:

Kategori: Günlüklerim(:

"her karanlik bir kent kursa da bana içinde ellerin olmayan herşey sadece kalabalık"

 
Resim

Sakarya/Çarkcaddesi..
  
13 Kasım 2oo8...

Bu sabah evde pineklemeyi seçeçeğim bir güne uyandım.. Yatağımın sol kısmında kalan pencerenin tülü rüzgardan yüzüme sürtünüyordu ve yine ablam burnumun buz kesmesini önemsemiyordu  Resim
Kalktım..Sakarya'ya penceremden baktım...

Yağmur yağıyor..
Evdeyim bu gün..Kesin evdeyim diyorum içimden..
Hem üşümüşüm,hem hala uykuluyum.. (ya biraz daha mı yatsam Resim)

Neyse önce ablam çıkıyor evden..Çarşıda işleri var..Benide bi güzel tembihliyor. Aradığımda sende gelirsin..Telefonunu duy  ResimBak iki kere aramıycam  Resim

Sonra annem arkadaşına gidiyor  
Ben yanlız yanlız hemen telefomunu ortalığa bir yere koyuyorum Resim
Gözüm korktu tabi  Resim
Ay bide hüzün çöktü bana yalnızlıktan  ResimResim
(yaşlandım mı ne  Resim)

Saat 3 buçuk gibi ablam arıyor.
Ben hazırlan,koştur,otobüse bin derken yarım saatten uzun bir süre sonra çarşıdayım..

Çarkcaddesi'nin sonunda iniyorum otobüsten..
Yağmurdan sırılsıklam olmuş kentim..
Kurukalabalıkları pasaj altlarına sığınmış.. Çarkcaddesi sabah benim yalnız kaldığım kadar yalnız ...

Kentim ve ben.. Yağmurlu bir akşamda yapayalnız ..

İpod'umda tamda zamana uygun fon müziğim çalıyor..

Bertuğ Cemil söylüyor...

Yağmur..yağmurrrr..yağmurrr..yağmurr..
geri verecek buharlaşan sevgimizi..  ResimResim

Hüzünlü bir tabloya sığışmışız,
Yanar döner ışıklarınıda daha yakmamışlar kentimin..
Çok ıssızız ikimizde tamda bu anda..

Sonra telefonumun titrek sesi bozuyor kentimle aramdaki romantik hallerimi  Resim

Ablam çabuk ol kapanacak dükkanlar diye fırçalıyor beni  Resim
Bende Şerefiye Camiinden sonra gelen o pasaj kalabalığına karışarak uzaklaşıyorum kentimin en hisli caddesinden  Resim

Ablam ve dostumuz Özlem beni Hilmi Kayın İş Merkezinin önünde beni bekliyor ,
Ablamla benim başörtümüzün önü düşmüş Resim (Bayanlar bilir yağmurlu havaların en gıcık yansımasıdır suretimize Resim..Eşarbın önü düşer alnına yapışır Resim Özlem'inde saçları yapışmış başına Resim )

Sırılsıklam olmuşuz

Şöyle bir birbirimize bakıp gülüyoruz Resim
Özlem
-Hepimiz Totonaga(nasıl yazıldığını bilmiyorum Resim) gibi olmuşuz diyor  Resim

Tabi ben anlamıyorum Resim

-O ne be  ??? Resim

Sonra bana açıkladılar..
Öyle bi dizi varmış eskiden orda bi japon adam varmış saçları böyle başına yapışık..Kurşun geçirmez  Resim Ona benzemişiz yani  Resim

Neyse alacaklarımızı alıyoruz..
Sonra ablamla Özlem'in "Uzun Çarşıda" işleri çıkıyor..

Ben diyorumki
-Aaaa akşam okundumu.. ben duymadım  ???
-Okunmak üzeredir..Ama eve yetişiriz..
-Ya siz uzun çarşıya gidin bende Orhan Camiinde kılayım zaten benim işim yok  Resim
-Tamam ama telefonunu duy Resim:Yada çıkınca ara  Resim
-Temeeeem..Abartmayın yaa  Resim.Duyuyoruz okadarda değil Resim
-İyi ben söyliyeyimde..

Ben koşa koşa camiye gidiyorum..
Geç kalmıyım diye namaza duruyorum kiiiii  Resim
-Allahu Ekber Allahu Ekber  
Ezan okunuyor  Resim
erkenciyim
Resim

Neyse ezanın bitmesini bekliyorum..
Sonra yeni baştan cemaate karışıyorum (tabii bayan cemaateResim)
İmam çok güzel okuyor Resim
Şükrediyorum buakşam namazından bulezzeti aldığım için Resim


Namazdayken telefonumun titreşimi zilinden fazla ses çıkararak  Resim neredeyse çantamı deliyor  Resim
Cemaatin öksürük sesleri bile onu durduramıyor  Resim
Ablamda yılmadan arıyor  Resim

Namaz bitiyor..
Ben koşa koşa çıkıyorum erkek kalabalığına yakalanmamak için..
Ablamı arıyorum  Resim
Ablam tam kızacakken  Resim
Yaaa cemaatle kıldım yaa Resim Valla duydum  Resim Hatta herkes duydu bi ben değil  Resim İmam atacaktı beni camiden yaa  ResimResim diye bastırıyorum


Bu
arada namaz kılarken eşarbım birazcık kurumuşResim

Önünü yeniden dikleyebildim Resim

Neyse Özlem daha Kampüs'e gidecekti ama geç kalmış derse  Resim
Birazcıcıkda benim yüzümden galiba  Resim
O yüzden bize geliyor yuppiiii  Resim

Yolda giderken benim günlerdir sayıkladığım "zeytinli poğça" aklıma düşüyorResimResim

-Ablaaaaaaaaaaa biyerden alalım yaa  Resim

Sonra yine çarkcaddesi'nin başındaki Simit Sarayı'na bakıyoruz..
Zeytinli poğça kalmamış  ResimResim
Olsun bi iki simit çeşidi alıp ısırmaya başlıyoruz  Resim

Şöyle bi manzara..
Çark caddesi yağmurdan dolayı bomboş..
Ablam,Özlem ve Ben simit yiyerek ıslanıyoruz  Resim

Ama hava mis gibi yaa ...

Bu mevsim yakışıyor bu şehre
Sanki uykusu gelmiş gibi kentimin ama yinede direniyor koşuşturmalara ...

Sonra arabaya binmek için tam köşeden dönerken pastane vitrinindeki "ekler" ler ablamın gözüne takılıyor  Resim

Bi eklere bakıyor bi bize  Resim
Kızlarrrr durun  Resim
Ekler alıyorum bekleyin Resim
Evdeki sıcacık çayı hayal edin Resim yanındada ekler..

Ya tamam yaa bekliyoruz..Resim


Sonra otobüse biniyoruz..
Kalerüferin dibine oturmuşuz  Resim
-Yaa abla piştim yaaaa ResimResimyer değiştirelim  :P Resim
-Üşümekten iyidir diyor ablam Resim

...
..

.

Sonra başımı cama dayayıp

Kentimin kulağına fısıldıyorum.
...

Sürgünde baharı yaşıyormuşta,mevsim normallerini çoktaan aşmış hava tahmin raporları gibi bi gündü işte yine..
yoruldum bugün üstelik,
kentin nöbetinden..

-Esra Şen-
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2009 - Abi/Kardeş

Kategori: Günlüklerim(:
Resim

31.Mayıs.2oo9
Sakarya

Az önce yaşadığım en hayata dair anlardan birini yazmak istedim
Resim
Ya ben son zamanlarda acayip bi melankolik,pesimist haldeyim ki sormayın Resimevde de bunun rüzgarlarını estiriyorum ister istemez Resimcanım sıkılıyor böyle yenı yetme çocuklar gibi yalnız yalnız oturuyorum falan Resim kendimce saçma bi bunalım evremdeyım Resim kalın surlarımı çektim yine etrafıma kimseleri yaklaştırmıyorum... Derken arkadaşlarım da sağolsun tüm sıkıcı hallerimi umursamadan yanımda olduklarını an be an hissettiriyorlarResimcanlarım benim Resim
Neyse yarın akşama bi program hazırlamış canım arkadaşlarımResim
Tabi bunun için onlardan birisinde kalmam gerekiyorResim çünkü süprizleri buna dair Resim bizde de biyerde kalmak ezelden beri sorundur, klasik "otur otur otur ama yatmaya eve gel" mantığı Resim

Bendeki yapıda şu ki,izin aldıktan sonra reddedilme ihtimalim olan şeyi izin diye götüremem bile Resim öyle kıvranmak izin istemek sonucunda da olumsuz yanıt almak kabusumdur Resim bu güne kadar izin alamıyacağım şeylerı hiç ama hiç talep olarak götürmedim dolayısıyla da alamadığım bi izin olmadı Resim

İşte şimdi kalma konusundaki bu hoşnutsuzluğu da bildiğimden çekiniyorum abime gidip "abi böyle böyle bi durum var kalabilir miyim?" Resimdemeye Resim

Abim ondan habersiz bişey yapmamı istemez tabiki ama izin aldığımda da hep müsbet yanıt verir sağolsun Resim

İşte bu gün dersten çıktım eve geldim abime uzun uzun bi mail yazdım Resim

içeriği az çok şöyle Resim

"abicim canım benim seni ben pek çok pek çok severim sen bir ana sen bir baba herşey oldun artıkın banaResim
abicim bi maruzatı olan insan ne yapar işte böyle ben gibi de medeni cesaret yoksunuysa kıvranır filam halden hale girerResim
şimdi malum yaza giriyoruzResim
bi daha üç ay boyunca biz böyle kumru arkadaşlığı yapamıycaz kızlarlaResim
o sebeylede bir kalma izni talebinde bulunmaya yeltenecektim Resim

kızlar kanıma girdiler
dedim ay yok ben cesaret edemem dedimResim
onlarda yaaah dedıler abin izin verir dedilerResim
seni arkadaşlarcanak çok seviyoruzResim hep seni örnek alıyoruzResim buyuyunce sen gibi olmak istiyoruzResim"

vs vs vs ...

Böyle devam eden bir mail iste Resim
Bu kadar bunalımlı zamanımda bu kadar güldüreçli bir mail atıp bu kadar duygu yükleneceğim bi yanıt alacağımı hiç ama hiç tahmin etmezdim Resim

Abime msn'den sordum mailimi okudun mu diye Resim

oda şu yanıtı verdi Resim


says:(8:20:39 PM)
bu kadar mı çok çekiniyorsun benden

َ*ben says: (8:20:41 PM)
yanim bu benım kişisel yapım ,böle konularda çekıngen bı ınsanım Resim

says: (8:21:05 PM)
benden çekin diye yapmıyorum

says: (8:21:26 PM)
bana daha açık ol,ben sen boyle yapınca kendimi kötü hissediyorum

says: (8:21:47 PM)
bak ben sana sonsuz güveniyorum

says: (8:22:13 PM)
senden tek isteğim benim güvenimi kara çıkartma

says: (8:22:23 PM)
sen kendini bilen birisin

says: (8:22:29 PM)
o konuda şüphem yok

َ*ben says: (8:23:31 PM)
Allahım razı olsun abicimResim

says: (8:23:41 PM)
sadece sen de benim kararlarıma yeri geldiğinde saygı göster (bu göstermiyorsun anlamına gelmiyor) çünkü bazen büyükler birden çok şeyi hesaplamak zorunda kalıyor yeri geldiğinde bunu da anlarsın

says: (8:23:49 PM)
şimdi git eğlenmene bak

says: (8:23:51 PM)
ok...


ResimResimResim

Allahımmmmmmm az kalsın ağlıycaktım bilgisayar başında Resim


Öğrendim ki hayat sensin;mekan bastığın yer;zaman nefes almandan ibaret şöyle soluk soluğa...Az ötende olana bağımlı;az berinde olandan etkilenen tatlı bir koşuşturma stili..
Sonuç..
Ağla,gül,düşün,sıkıl,üzül,huzur bul.. Ne olursan,kim olursan ol ama güven,sana güvenenlere..

Ki insan kaybetmemeli o ürkek adımlarının arkasına sakladığı asil duruşunu...

Allah büyük,gönderiyor muhakak bir halden anlayan...
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

..:::esra-rı_ask:::..

Seni Sevmek İstiyorum/Gitmeden Sesini Avucuma Bırak

..:::BÖLÜMLER:::..

  • Denemelerim
  • Günlüklerim(:
  • Makalelerim
  • Şiirlerim
  • ..:::SOKAĞIMIN SAKİNLERİ / KALEM SAHİPLERİ:::..

    asrevya
    sumeyyeakkok
    ilayusuf
    seherevurgun
    eslemnokta
    arzuaytur
    donmezadem
    nurdede1986
    cevrecitemizlik
    yusufisevda
    zehraoner
    dildade
    geceylegelen
    sikayetname
    olmayanulke
    leylanindusleri
    elayaamber
    eby3457
    nakkasiye
    yarenlice
    filbahar
    suskunadam
    BirElifHali
    AynSinKaf
    birdenizkizi
    zeynuleb
    zemheriedebiyat
    hasipcifci
    semazeyn
    rabiasiirsevdalis
    sercanayuce
    yitikumut
    otuzuncuharf
    edebiyatfm
    blueanger
    mehafil
    KulbeiAhzan
    narikalem
    sessizyusuf
    maviguller
    guzergah
    aksehiralp
    omeraksahan
    kariha
    Dervaze
    keremmisali
    birruyadanartakalan
    kamburkalemveleyl
    kalemguncesi
    azbuzaile
    yaseminn18
    hasrettetutsak
    birockhayalleri
    semazen
    uyanangenclik
    Birtanemsensin
    ezrakyarencan
    askimuhterem
    tuubasanli



    More Cool Stuff At POQbum.com