http://img199.imageshack.us/img199/6923/bannerbyswordfish9111.jpg
Günlüklerim(: - - Kayıp YazıLar - - Blogcu



- Kayıp YazıLar -

15/8/2009 - ... H â L ...

Kategori: Gunluklerim__


Kaç parça olduğumu hesaplamaya üşendiğim paramparçalanmaları yaşıyorum..  Cry
Hiç iç açıcı olmayan günlerin üzerinde ayaklarım,gelecek kaygısı üzerine kurulu saatlerim..


neyi düşünebilirim..

bu realist can hayal bile kuramazken, neyi?

kafam eğik,çelimsiz ayak uçlarından daha aşağıda bir şeyler...
önümde arnavut kaldırımlarının en ürkek hâli...
kafayı kaldırıp ileriye bakmak bile zorken
neyi ?

...
..
.
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/6/2009 - Kamp Ateşi (:

Kategori: Gunluklerim__
Resim



12.Haziran.2oo9
Sakarya

Dostlukları seviyorum/dostlarımı seviyorum/dostlarımla zaman geçirmeye ise bayılıyorum.

Hayatın güzel olduğunu hep onlar hatırlatıyorlar bana çünkü.
Sevmek kırmızı kutularda saklanan nadide bir mücevher gibi,dokunduğu herşeyi güzelleştiriyor.
Ömrümü güzelleştiriyor..

Buz gibi bi havada nemli bi battaniye üzerinde ısınmamış bi su ile yapılan kahveyi içmek ancak bu kadar ve ancak sevgi ile zevkli olabilirdi.Üstelik yaktığımız ateş bize buram buram karbondioksit olarak dönerken ciğerlerimize mayınlar döşüyorduk.
Kimseyi rahatsız etmeyelim diye küçük harflerle konuşma sözü verdik önce.Ama o ortamda ki en sessiz kahkaha bile karşı dağa çarpıp hocaların odasında yankılanıyordu Resim onların tabiriyle "korkunç gecelere" sebebiyet versekte Resim biz bunun adımı mutluluk koymuştuk.

9 Haziran sabahı ömrümün ilk kamp gününe uyandım.
Yola düşmek,ardımdaki tüm yolları ömrümden düşmekti o gün..
Kamp yerine vardığımızda yaklaşık 40 kişiydik ve güneş tüm yatacak yer sıkıntısına Resim otlar arasında görmeye alışık olmadığımız haşerelerin korkusuna Resim inat ışıl ışıldı.

Bense önümüzdeki günlerde kene'nin o kadarda korkulacak bir hayvan olmadığını Resim (fındık toplayanlar ortalama hergün bir kene çıkarıyorlarmış vücutlarındanResimResim)
kırk kişiye yemek hazırlarken "ettehiyyatü" okumanın (en azından manevi) bereketi artıracağını Resim
cacık güzel olsun diye salatalıkları doğrayayım mi,rendeleyeyim misorusunda doğrayayım cevabını seçme zamanının kamp yeri olmadığınıbunun evde denenmesi gerektiğini Resim (zira doğrarken kanser olunabiliyorResim)
kıbleyi en kesin yoldan öğrenmek için yanımda muhakkak pusula taşımam gerektiğini Resim (hocalardan gelen rivayetlere göre değişen kıblemiz hergün başka yöne doğruydu da Resim)
acemiler yemek dağıtırken en sona kaldığında hep daha fazla yemek alabilineceğiniResim (çünkü başta korkup az dağıtıyorlar sonra çok artıyor Resim)
nişanlıysan ve kampa gidiyorsan asla avea kullanmıyacağınıResim (nişanlı bi arkadaşımız çekmeyen telefonu nedeniyle 4 gün boyunca "zaten telefonuda çekmiyo yazıııık" muamelesi gördü Resim )
yardımlaşmanın hazzını,
muhabbetin tadını,
her çiçeğin güzel kokmadığını ve bazılarının burnunuzu sarartabildiğini Resim
Cemal Süreyya'nın 'hüznün kuşlarını' niçin canı ile beslediğini
Edip Cansever'in neden mutlulukları gezintiye çıkardığını
Turgut Uyar'ın bildiği o gizli şeyin ne olduğunu öğreneceğimi bilmiyordum bile..

Her gün "hani kamp soğuk olacaktı o kadar kıyafet getirdik" diyehomurdanıp her akşam üşüyen bizler hakikatende çok az şey biliyorduk aslında Resim

Kamp boyunca çok şeye güldüm/çok şeye hüzünlendim çok hikaye biriktirdim heybemde ama anlatmak bana göre daha çok hayal gücümün eseri."Yaşanarak anlatılır mı?" diye sormuştu bi keresinde bi yazar bana kitabının aynı adlı satırında..
Gitmediğin,görmediğin,duymadığın şeyler daha kolay anlatılıyor sanırım.Bü yüzden günlüklerim hep hayalperest yanlarımı törpülüyor ve bu yüzden ruhunu ruhumda hissettiğim dostlarım 'gitmediğim yerler' oluyor...
Yinede anlatmak lazım tabii.
Not düşmek lazım hayata,güzel olsun diye bi çaba vermeden.Çünkü güzel bi anı'nızın olması,güzel bir yazınızın olmasından daha önemlidir.

Kamp'ın son gecesi müthiş özel bir geceydi.
Her akşam öğrenci ve hocalardan kaçak (ki bu grup stajyerler grubu oluyorResim) abur cubur yiyip kahve içerek muhabbette dip yapan bizler son gece halka karıştıkResim yani diğer öğrencilereResimçünkü son gece münasabeti ile 4 gün boyunca toplu bir hatim indirelim son günde duasını yapalım dediğimiz hatimin duası vardı.(kitap okumasaatlerini kaynatanResim bu sebeple doğru dürüst kitap ve cüzümü okuyamamama neden olanResimsonrada yetiştireyim diye yardım eden arkadaşlarıma burdan selam ederimResim)Dua'dan sonra arkadaşlar spontone skeçleri ile bizi gülmekle ölmek arasında medcezirlerde bıraktılarResim Ömrümde gördüğüm en güzel amatör doğaçlamalardıResimgülmekten kırıldım yaaahResim
Önceki günler ise toplu eylemler yine çok eğlenceli geçti mesela bu kadar kalabalık bi grupla "tabu" oynamanın keyfi bi başkaymışResim yada duvara yansıttığımız "son samuray" filmini izlerken Tom Crus'un başına ikide bir kelebek konması süper bişeymişResim (malum kamptayızResim)Arkadaşımızın gelip "bu gün kıble baz istasyonuna doğru dönmüş" demesine tam gülerken diğer arkadaşın "niye kabe'nin nesi vardı" Resim
demesi bizi yerlere yatırabiliyormuşResimher namaz vakti banyonun kapısındaki abdest kuyruğuResimçileden çıkarabiliyor,1.benim 2. benim 3. benim uygulamasına geçmek trafiği azaltıyormuşResim(çünkü herkes oturduğu yerde bekliyor o zamanResim)Sırtımıza battaniyeleri alıp çatıda salep içme hayalimizi gerçekleştiremesekte gece titreye titreye ateşın başında ezgiler/türküler eşliğinde kahve içmek,arada tıkırtıdan ürküp içeri kaçma telaşına giren arkadaşları fırçalayıp tekrar yerine oturtturmakResim hayellerimizin her zaman en güzeli yansıtmadığını,Allah'ın çok daha üstün vergileri olduğunu gösterebiliyormuş.

Subhanallah..Müthiş günlerdi diye hatırlayacağım bu zamanlar ömrüme bolca serpiştirilmiştir dilerim.
Ezdiğim otlar,gezdiğim yollar hala izlerimi taşıyor.

Artık toparlanıp valizleri aşağıya indirdiğimiz dakikalarde arkadaşımın objektifine verdiğimiz pozları ise merakla bekliyorum.Resim
Atlarken/düşerken/otların arasından kafalarımızı çıkartırken/sallanırken/canlanırken/daltonlar misali boy sırasına dizilmişkenResim/40 kişi balıkistifi gibi kadraja sığmaya çalışırkenResim/arkadaşımın en ciddi pozlarından birinde,uyuzluk yapıp arkasından ikikulak klasiğini yaparkenResim/ama zafer işareti diye şeyyaptımResimdiye kıvırırkenResim nasıl çıktık kim bilir...

"Surlarımızı biraz daha genişletmeliyiz" diyor Cemal Şakar, Esenlik Zamanları'nda çokta haklı aslında.
Koskoca bir muhabbetin coşkusunu tüm karmaşasıyla zıp zıp zıplayan bi kalbe sokmaya çalışmak,surlarımızı kalınlaştırarak olamaz asla onu anladım.

4 gün boyunca hissettiklerimden/yaşadıklarımdan tek bir cümle asacak olursam baş ucuma şunu yazardım...

"Camdan bir kalp taşımak yalnızca çabucak kırılmayı ifade etmiyor,içi dışı bir olmayıda öğretir bize,bu yüzden kalbimizle dostumuz arasındaki tüm surları kaldırmalıyız..."

-Esra Şen-
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2009 - Sakarya'da Bu Mevsim (:

Kategori: Gunluklerim__

"her karanlik bir kent kursa da bana içinde ellerin olmayan herşey sadece kalabalık"

 
Resim

Sakarya/Çarkcaddesi..
  
13 Kasım 2oo8...

Bu sabah evde pineklemeyi seçeçeğim bir güne uyandım.. Yatağımın sol kısmında kalan pencerenin tülü rüzgardan yüzüme sürtünüyordu ve yine ablam burnumun buz kesmesini önemsemiyordu  Resim
Kalktım..Sakarya'ya penceremden baktım...

Yağmur yağıyor..
Evdeyim bu gün..Kesin evdeyim diyorum içimden..
Hem üşümüşüm,hem hala uykuluyum.. (ya biraz daha mı yatsam Resim)

Neyse önce ablam çıkıyor evden..Çarşıda işleri var..Benide bi güzel tembihliyor. Aradığımda sende gelirsin..Telefonunu duy  ResimBak iki kere aramıycam  Resim

Sonra annem arkadaşına gidiyor  
Ben yanlız yanlız hemen telefomunu ortalığa bir yere koyuyorum Resim
Gözüm korktu tabi  Resim
Ay bide hüzün çöktü bana yalnızlıktan  ResimResim
(yaşlandım mı ne  Resim)

Saat 3 buçuk gibi ablam arıyor.
Ben hazırlan,koştur,otobüse bin derken yarım saatten uzun bir süre sonra çarşıdayım..

Çarkcaddesi'nin sonunda iniyorum otobüsten..
Yağmurdan sırılsıklam olmuş kentim..
Kurukalabalıkları pasaj altlarına sığınmış.. Çarkcaddesi sabah benim yalnız kaldığım kadar yalnız ...

Kentim ve ben.. Yağmurlu bir akşamda yapayalnız ..

İpod'umda tamda zamana uygun fon müziğim çalıyor..

Bertuğ Cemil söylüyor...

Yağmur..yağmurrrr..yağmurrr..yağmurr..
geri verecek buharlaşan sevgimizi..  ResimResim

Hüzünlü bir tabloya sığışmışız,
Yanar döner ışıklarınıda daha yakmamışlar kentimin..
Çok ıssızız ikimizde tamda bu anda..

Sonra telefonumun titrek sesi bozuyor kentimle aramdaki romantik hallerimi  Resim

Ablam çabuk ol kapanacak dükkanlar diye fırçalıyor beni  Resim
Bende Şerefiye Camiinden sonra gelen o pasaj kalabalığına karışarak uzaklaşıyorum kentimin en hisli caddesinden  Resim

Ablam ve dostumuz Özlem beni Hilmi Kayın İş Merkezinin önünde beni bekliyor ,
Ablamla benim başörtümüzün önü düşmüş Resim (Bayanlar bilir yağmurlu havaların en gıcık yansımasıdır suretimize Resim..Eşarbın önü düşer alnına yapışır Resim Özlem'inde saçları yapışmış başına Resim )

Sırılsıklam olmuşuz

Şöyle bir birbirimize bakıp gülüyoruz Resim
Özlem
-Hepimiz Totonaga(nasıl yazıldığını bilmiyorum Resim) gibi olmuşuz diyor  Resim

Tabi ben anlamıyorum Resim

-O ne be  ??? Resim

Sonra bana açıkladılar..
Öyle bi dizi varmış eskiden orda bi japon adam varmış saçları böyle başına yapışık..Kurşun geçirmez  Resim Ona benzemişiz yani  Resim

Neyse alacaklarımızı alıyoruz..
Sonra ablamla Özlem'in "Uzun Çarşıda" işleri çıkıyor..

Ben diyorumki
-Aaaa akşam okundumu.. ben duymadım  ???
-Okunmak üzeredir..Ama eve yetişiriz..
-Ya siz uzun çarşıya gidin bende Orhan Camiinde kılayım zaten benim işim yok  Resim
-Tamam ama telefonunu duy Resim:Yada çıkınca ara  Resim
-Temeeeem..Abartmayın yaa  Resim.Duyuyoruz okadarda değil Resim
-İyi ben söyliyeyimde..

Ben koşa koşa camiye gidiyorum..
Geç kalmıyım diye namaza duruyorum kiiiii  Resim
-Allahu Ekber Allahu Ekber  
Ezan okunuyor  Resim
erkenciyim
Resim

Neyse ezanın bitmesini bekliyorum..
Sonra yeni baştan cemaate karışıyorum (tabii bayan cemaateResim)
İmam çok güzel okuyor Resim
Şükrediyorum buakşam namazından bulezzeti aldığım için Resim


Namazdayken telefonumun titreşimi zilinden fazla ses çıkararak  Resim neredeyse çantamı deliyor  Resim
Cemaatin öksürük sesleri bile onu durduramıyor  Resim
Ablamda yılmadan arıyor  Resim

Namaz bitiyor..
Ben koşa koşa çıkıyorum erkek kalabalığına yakalanmamak için..
Ablamı arıyorum  Resim
Ablam tam kızacakken  Resim
Yaaa cemaatle kıldım yaa Resim Valla duydum  Resim Hatta herkes duydu bi ben değil  Resim İmam atacaktı beni camiden yaa  ResimResim diye bastırıyorum


Bu
arada namaz kılarken eşarbım birazcık kurumuşResim

Önünü yeniden dikleyebildim Resim

Neyse Özlem daha Kampüs'e gidecekti ama geç kalmış derse  Resim
Birazcıcıkda benim yüzümden galiba  Resim
O yüzden bize geliyor yuppiiii  Resim

Yolda giderken benim günlerdir sayıkladığım "zeytinli poğça" aklıma düşüyorResimResim

-Ablaaaaaaaaaaa biyerden alalım yaa  Resim

Sonra yine çarkcaddesi'nin başındaki Simit Sarayı'na bakıyoruz..
Zeytinli poğça kalmamış  ResimResim
Olsun bi iki simit çeşidi alıp ısırmaya başlıyoruz  Resim

Şöyle bi manzara..
Çark caddesi yağmurdan dolayı bomboş..
Ablam,Özlem ve Ben simit yiyerek ıslanıyoruz  Resim

Ama hava mis gibi yaa ...

Bu mevsim yakışıyor bu şehre
Sanki uykusu gelmiş gibi kentimin ama yinede direniyor koşuşturmalara ...

Sonra arabaya binmek için tam köşeden dönerken pastane vitrinindeki "ekler" ler ablamın gözüne takılıyor  Resim

Bi eklere bakıyor bi bize  Resim
Kızlarrrr durun  Resim
Ekler alıyorum bekleyin Resim
Evdeki sıcacık çayı hayal edin Resim yanındada ekler..

Ya tamam yaa bekliyoruz..Resim


Sonra otobüse biniyoruz..
Kalerüferin dibine oturmuşuz  Resim
-Yaa abla piştim yaaaa ResimResimyer değiştirelim  :P Resim
-Üşümekten iyidir diyor ablam Resim

...
..

.

Sonra başımı cama dayayıp

Kentimin kulağına fısıldıyorum.
...

Sürgünde baharı yaşıyormuşta,mevsim normallerini çoktaan aşmış hava tahmin raporları gibi bi gündü işte yine..
yoruldum bugün üstelik,
kentin nöbetinden..

-Esra Şen-
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/6/2009 - Abi/Kardeş

Kategori: Gunluklerim__
Resim

31.Mayıs.2oo9
Sakarya

Az önce yaşadığım en hayata dair anlardan birini yazmak istedim
Resim
Ya ben son zamanlarda acayip bi melankolik,pesimist haldeyim ki sormayın Resimevde de bunun rüzgarlarını estiriyorum ister istemez Resimcanım sıkılıyor böyle yenı yetme çocuklar gibi yalnız yalnız oturuyorum falan Resim kendimce saçma bi bunalım evremdeyım Resim kalın surlarımı çektim yine etrafıma kimseleri yaklaştırmıyorum... Derken arkadaşlarım da sağolsun tüm sıkıcı hallerimi umursamadan yanımda olduklarını an be an hissettiriyorlarResimcanlarım benim Resim
Neyse yarın akşama bi program hazırlamış canım arkadaşlarımResim
Tabi bunun için onlardan birisinde kalmam gerekiyorResim çünkü süprizleri buna dair Resim bizde de biyerde kalmak ezelden beri sorundur, klasik "otur otur otur ama yatmaya eve gel" mantığı Resim

Bendeki yapıda şu ki,izin aldıktan sonra reddedilme ihtimalim olan şeyi izin diye götüremem bile Resim öyle kıvranmak izin istemek sonucunda da olumsuz yanıt almak kabusumdur Resim bu güne kadar izin alamıyacağım şeylerı hiç ama hiç talep olarak götürmedim dolayısıyla da alamadığım bi izin olmadı Resim

İşte şimdi kalma konusundaki bu hoşnutsuzluğu da bildiğimden çekiniyorum abime gidip "abi böyle böyle bi durum var kalabilir miyim?" Resimdemeye Resim

Abim ondan habersiz bişey yapmamı istemez tabiki ama izin aldığımda da hep müsbet yanıt verir sağolsun Resim

İşte bu gün dersten çıktım eve geldim abime uzun uzun bi mail yazdım Resim

içeriği az çok şöyle Resim

"abicim canım benim seni ben pek çok pek çok severim sen bir ana sen bir baba herşey oldun artıkın banaResim
abicim bi maruzatı olan insan ne yapar işte böyle ben gibi de medeni cesaret yoksunuysa kıvranır filam halden hale girerResim
şimdi malum yaza giriyoruzResim
bi daha üç ay boyunca biz böyle kumru arkadaşlığı yapamıycaz kızlarlaResim
o sebeylede bir kalma izni talebinde bulunmaya yeltenecektim Resim

kızlar kanıma girdiler
dedim ay yok ben cesaret edemem dedimResim
onlarda yaaah dedıler abin izin verir dedilerResim
seni arkadaşlarcanak çok seviyoruzResim hep seni örnek alıyoruzResim buyuyunce sen gibi olmak istiyoruzResim"

vs vs vs ...

Böyle devam eden bir mail iste Resim
Bu kadar bunalımlı zamanımda bu kadar güldüreçli bir mail atıp bu kadar duygu yükleneceğim bi yanıt alacağımı hiç ama hiç tahmin etmezdim Resim

Abime msn'den sordum mailimi okudun mu diye Resim

oda şu yanıtı verdi Resim


says:(8:20:39 PM)
bu kadar mı çok çekiniyorsun benden

َ*ben says: (8:20:41 PM)
yanim bu benım kişisel yapım ,böle konularda çekıngen bı ınsanım Resim

says: (8:21:05 PM)
benden çekin diye yapmıyorum

says: (8:21:26 PM)
bana daha açık ol,ben sen boyle yapınca kendimi kötü hissediyorum

says: (8:21:47 PM)
bak ben sana sonsuz güveniyorum

says: (8:22:13 PM)
senden tek isteğim benim güvenimi kara çıkartma

says: (8:22:23 PM)
sen kendini bilen birisin

says: (8:22:29 PM)
o konuda şüphem yok

َ*ben says: (8:23:31 PM)
Allahım razı olsun abicimResim

says: (8:23:41 PM)
sadece sen de benim kararlarıma yeri geldiğinde saygı göster (bu göstermiyorsun anlamına gelmiyor) çünkü bazen büyükler birden çok şeyi hesaplamak zorunda kalıyor yeri geldiğinde bunu da anlarsın

says: (8:23:49 PM)
şimdi git eğlenmene bak

says: (8:23:51 PM)
ok...


ResimResimResim

Allahımmmmmmm az kalsın ağlıycaktım bilgisayar başında Resim


Öğrendim ki hayat sensin;mekan bastığın yer;zaman nefes almandan ibaret şöyle soluk soluğa...Az ötende olana bağımlı;az berinde olandan etkilenen tatlı bir koşuşturma stili..
Sonuç..
Ağla,gül,düşün,sıkıl,üzül,huzur bul.. Ne olursan,kim olursan ol ama güven,sana güvenenlere..

Ki insan kaybetmemeli o ürkek adımlarının arkasına sakladığı asil duruşunu...

Allah büyük,gönderiyor muhakak bir halden anlayan...
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/3/2009 - En Aşina Yanım...

Kategori: Gunluklerim__


Aralığın ondokuzu beyaz perdeden film izlemek gibi her yeni günüm/her gün bahar/
kışlıklarım vestiyerde/kışlık yaşamlarım;kışlık yaşanmışlıklarım;kışlık korkularım/bahar ardına ertelenmiş çocuksu korkular;vestiyerde...
...

Hayata attığım çelmeleri;
yada hayatın bana attığı çelmeleri düşünüp,
Ruhunu soyunan çokluğumu atıp gitmek için başka bir tanıdık yere, başımı satır aralarına gömdüğüm saatlerdeyim,

...

Dostluk adına en gerçekçi yanımı çıkarıyorum heybemden dışarı,
ve alıyorum avcuma hani o en aşina yanımı...

Bu defteri okuduğum her günün ardında büyümüş hissediyorum kendimi,ama buöyle,uzamış mı diye santim santim ölçerken boyumuzu apayrı coşkularadaldığımız yıllardaki gibi bir büyüme değilmiş onu fark ettim.

Büyürken eksiliyor,eksilirken büyüyormuş insan...Öğrenmek için hayatı,bi parçasaflığını,bi parça temizliğini içinin,çokça da iyimserliğini becayişetmek gerekiyormuş meğer hayatla...

Öyle garip ki,
Çevirdiğim her sayfa,bu gün hissettiğim herhangi bir duygunun madeni olabiliyor.
Ve aklım buna her defasında şaşabiliyor,

Okumadan önce hep yaptığımı yapıyorum,
Radyodan bir şarkı ısmarlıyorum bana ve o an hissettiğim tüm dostlara,

İşte,
Şanslı olup olmadığımı düşündüren anlardan biri daha,şarkı benim için beklemiş sanki yine...
sanki eskiden beri yazılma nedenı ben o anda dinleyeyim diye...

...

"bir sonbahar kadar yalnız,
bir kış kadar savunmasız,
yada ilk baharsan,
yolun başındaysan...
asla vazgeçme..."


1.sayfa.

Farklarımızın hiç bir önemi yok aslında çünkü senin dediğin gibi ruhlarımız aynı çemberde.
Biliyorum seni saran o çemberi…
Ya sen müthiş bir şeysin dost…
Aslında o kadar müthiş değilsin, ben şimdi gaza geldim ya ondan bana öyle geliyor.
Burda saçmalarken sen yanımdasın ya, yazacaklarımı sana bakarak seçiyorum,
seçtiklerimi senin kaleminle yazıyorum,
bana hatıra için yazı yazmaya çalışırkenki gariban haline şahit oluyorum ya,
bugün de gaza gelmezsem ne zaman geleceğim.

Aynı pijamanın altını sen giymişsin, üstünü ben giymişim sabahlama planları yapıyoruz…(niye giydik o zaman bu pijamaları biz?)
Hatta sen bugün benim için o iğrenç korku filmini bile izledin ama korkma rüyana girmiyecek çünkü uyuyamayacaksın.

Bu günden kopup düne gidelim biraz.
Daha dün annemizin kollarında yaşarken…
Ne kahkahamız eksik kaldı, ne kavgamız.
Aynı şeylere gülüp aynı şeylere kızardık ya genelde, sen benim hep yanımdaydın heralde…
Aslında yarına da bi çok anlam yükledik o günlerde.
Hayal edilen pek çok güzellik bizi bekliyor olacak yarın. Seni seviyorum can dost.
Seni yaşamamı sağladığın için çok sağol.
Paylaşılan ve paylaşılacak olan her an adına…
Madem ki bu kere mağlubuz,
Ne etsek, neylesek zaid gayri uzatman sözü,
Madem ki fetva bize ait,
Verin basak bağrına mührümüzü.

     (S.M)

2.sayfa.


Esra, bi beş dakikan var mı?
Yazacaklarım, söyleyeceklerim bizim için hep önemsiz olan beş dakkaya sığacak ya da sığmaya çalışacak…
işte anlatmak hep kolay gibi, oysa kolayca yaşanmadı hiç birşey.
Hiç kimse senin kadar, senin gibi dokunmadı yüreğime…
Böylesine zor gelmemişti hiç yokluğun, mesafeler…
kör olası zaman akıp da gidiyor da ne oluyor.
Ardına bakmadan, neler bıraktım geride, demeden.
Biz de zamana moda olsun diye mi ayak uyduruyoruz be esra.
Arkaya bakmadan, neler yaşandı demeden bırakıp da gidecek miyiz yüreklerimizden.

“sil baştan” diye bir şey var.
Ben kurşunkalemle yazıyorum hayat defterime satırlarımı,
dizelerimse diz çökmüş eski sevgiliyi bekliyor; umutluca diyorum ki kalbim uzanmaz ki beş dakkaya.
Sığmazsın ki beş dakkikaya…

Ve bitirirken de; bambaşka bir halin vardı, farketmeden beni sardı, benliğimi benden aldı… (devamını da benim adıma sen getir:)

     (M.Y)


3.sayfa.


Esram, şeker şey seni!! Son günlerde her bulduğun arada gelip bana yazdın mı diyosun, ben de her seferinde hayır diyorum.
Böyle yazıları yazmakta hep zorlanmışımdır. Aslında yazacak çok şey var ama bir araya getirecek adam yok.
Seni nasıl anlatsam bilemiyorum en iyisi anlatmıyım.
Ama gerçekten şunu bil ki çok şeker ve olduğun gibi bir kızsın.

Esra sen hayatımda gördüğüm en esra insansın:))

Birlikte geçirdiğimiz güzel günler için teşekkürler.
Umarım hayatın boyunca hep mutlu olursun.

Not: Beğenmediğin yerleri çıkarabilirsin, ekleme de yapabilirsin. Hatta beğenmediysen yırt:).
Hadi selametle.


       (M.S)

4.sayfa.


Taketti canıma bu maskeli balo, Bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri…Derken elinde maskesiyle çok güzel bir çizgi kahramanı gördüm.Kahraman…
Cesaretinden ve yaptığını hep bildiğinden. Maskesi elindeki… Doğuştan…
Okendini bildi bileli ve ben onu bildim bileli hiç takmadı o maskeyi vebunu beceremeyen tüm diğerlerine inat, baloya da tüm hızıyla veneşesiyle devam etti.

Bunu beceremeyenlere inat, her dakikasından zevk aldı…
Ve…
Evet, çizgi renkli oluşu…
Gökkuşağı maşallah.
Ömrüm boyunca görüp görebileceğim en renklisi ve aynı zamanda da sınırları en belirgini ve en neti.
Umarım suya yazılanlar bir gün gerçekleşir.
Sonuna kadar…


      (R.G)

...

Yürümek;
Dost omuzbaşlarını
Omuzlarının yanında duyup,
Kelleni orta yere
Yüreğini yumruklarının içine koyup
Yürümek!...

(not:sayfalardaki hatıralar gerçektir,bi zamanlar her bulduğum aralıkta arkadaşlarıma yazdırmaya çalıştığım satırlar hepsi söylenmemden bıkıp yazmıştı sonra bende alıp süsleyip yazı diye sundum )


-Esra Şen-
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

..:::esra-rı_ask:::..

İnandığım MasaLLar

..:::BÖLÜMLER:::..

..:::SOKAĞIMIN SAKİNLERİ / KALEM SAHİPLERİ:::..

sukru soylu
sessizyusuf
dildade
suskunadam
asrevya
aynsinkaf
nakkasiye
birdenizkizi
blueanger
yarenlice
filbahar
seherevurgun
zemheriedebiyat
birelifhali
ilayusuf
edebiyatfm
hasipcifci
sumeyyeakkok
semazeyn
rabiasiirsevdalis
elayaamber
sercanayuce
leylanindusleri
sikayetname
kulbeiahzan
zehraoner
olmayanulke



More Cool Stuff At POQbum.com